• Bu site çerezler kullanır. Bu siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş olursunuz. Daha fazla bilgi edin.

SEO'da Coğrafi hedefleme!

Konuyu Okuyan Kişiler (0)

Mert

webmaster.tc
Katılım
7 Ağu 2012
Mesajlar
184
Beğeniler
0
#1



Bing ve Wolfram Alpha’nın özellikle geçtiğimiz aylarda bize göstermiş olduğu üzere halen piyasadaki oyuncular, Google’nin İnternet araması üzerindeki hakim konumunu yıkmaya yönelik girişimler yapmaya hazırlar ve bunun için ellerinden geleni ardlarına koymuyorlar. Hiç şüphesiz ki arama motorları pazardaki konumlarını, arama terimlerine uygun ne kadar sonuç verebilirlerse o kadar iyi koruyabilirler. Geçmişte bu basitçe arama terimini çeşitli algoritmik hesaplardan geçirdikten sonra sonucu son kullanıcıya iletmekten ibaretti. Ancak gün geçtikçe arama motorları kullanıcılarına daha iyi arama sonuçları sunabilmek için diğer unsurları da hesaba katmaya başladılar – zaman çizelgeleri ve coğrafi konum bilgileri gibi.
Nasıl Çalışıyor?

Coğrafi hedefleme çeşitli yöntemlerle çalışır. Bunlardan en belirgin olanı arama sonuçlarını arama yapan kişinin isteklerine göre şekillendirmektir. ‘pizza’ terimini arayan birisinin aldığı sonuçlar ile ‘istanbul pizza’ terimlerini arayan birisinin aldığı sonuçların farklı olacağı gibi. İlk örneğimizde arama yapan kişi, belki de ‘pizza’ kelimesinin anlamını arıyor olabilir. İkinci örneğimizdeki kişi ise büyük ihtimalle İstanbul’da pizza yiyebileceği mekanları arıyordur.

Günümüzde aktif bir şekilde faliyet gösteren büyük arama motorlarının hemen hepsinin kendi haritalama yazılımları mevcut (Google Haritalar, Bing Maps, Yahoo! Maps gibi). Bu uygulamalar yerel reklam kanallarının gönderdiği verilerden oluşan bir içeriğe sahiptir. Google ise şirketin arama motoru üzerinde coğrafi konumlamaya yönelik herhangi bir terim kullandığınızda arama sonuç sayfalarına (SERP) genellikle hedeflediğiniz bölgenin haritasını dahil etmeyi tercih ediyor.

Diğer bir konu ise kullanıcının kendilerine sağladıkları konum bilgisi üzerinden o kullanıcının konumunu tespit etmek. Google ve Yahoo! örneğin kendilerine ait olan diğer servislerin kullanılabilmesi için kullanıcılar tarafından oluşmuş kullanıcı hesaplarının kullanılmasını gerektirmektedirler. Kullanıcılarlar kayıt işlemi sırasında sadece bulundukları ülkeyi değil, yaşadıkları şehri hatta bazen posta kodlarını bile bu tip uygulamalara verebilmektedir. Örneğin Google’nin bazı ülkelerde yürürlüğe soktuğu uygulamaya göre Google hesabınıza giriş yapmış iken o sıralarda gösterimde olan bir filmin adını arattığınızda, herhangi bir şehir ismi girmemenize rağmen Google, bulunduğunuz şehirdeki film gösterim saatlerini otomatik olarak arama sonuçlarının en üst kısmına yerleştirmektedir. Hatta bazen Google bir adım daha ileriye giderek, kullanıcı hesabınıza giriş yapmamış olmamanıza rağmen İnternet’e giriş yapmış olduğunuz IP adresinden bulunduğunuz konumu algılayarak arama sonuçlarını ona göre şekillendirmektedir.

Dikkatini çekmek istediğimiz üçüncü bir konu ise, arama motorlarının site içeriklerini kullanılan dile göre arşivliyor oluşudur. Google’ın ülkelere yönelik arşivleri bulunmaktadır (Türkçe, İngilizce, Çince, Arapça, Almanca vb.). Google’nin arşivlediği bu içerikler, ilgili ülkelerde bulunan veri merkezleri üzerinden son kullanıcıya iletilmektedir. Google, hangi içeriğin hangi ülkedeki hangi kullanıcıya nasıl ve ne şekilde iletilmesi gerektiği konusunda pek çok farklı algoritma kullanmaktadır. Bilinen algoritmalar arasında sayfada kullanılan dil ve hatta ilgili sayfanın barındırıldığı sunucunun dünya üzerindeki konumu ve alan adı uzantısının coğrafi konum bilgisi bile yer almaktadır.

Son olarak hiç şüphesiz ki teknolojinin el verdiği imkanlar doğrultusunda erişilebilen bilgiler de kullanılmaktadır. IP adresleri ya da traceroute adı verilen yöntemler kullanılarak kullanıcının konum bilgisi elde edilebilir. Muhtemelen siz de şu ya da bu şekilde Google üzerinde bir arama yaptığınızda konum bilgisi girmemiş olmanıza rağmen arama sonuç sayfasına Google haritasının eklenmiş olduğunu gördüğünüz olmuştur.
Coğrafi Hedefleme (Geotargetting İle Çalışmak)

Geotargetting işleminin bütük bir kısmı aslında sizin kontrolünüz dışındadır. Eğer kullanıcınızın IP adresi onu, Google’ın anladığı kadarıyla İstanbul’da gösteriyorsa, onun Diyarbakır’da olma ihtimali (imkansız olmasa bile) muhtemelen oldukça zordur. Öte yandan aynı kişi Google/Yahoo! hesabına giriş yapmışsa ve posta kodu bilgisine de örneğin ’90210' yazmışsa, o konuda da yapabileceğiniz pek bir şey yoktur.

Dünya’nın hangi bölgesinde Google tarafından bulunabileceğiniz aslında bir nebze de Google’nin (ya da benzeri servislerin) haritalama uygulamaları üzerinde kurumunuzu nerede kaydetmiş olduğunuzla doğrudan alakalıdır. Örneğin Google Adwords üzerinde anahtar kelimeler ile harita listelemesini uygun bir şekilde kullanarsk arama sonuçlarında haritanın üzerinde görüntülenebilirsiniz.
Yabancı Dile Sahip Arama İsteklerine Sonuçları Sunmak

Site sahiplerinin karşılaştığı sorunlardan birisi de IP adreslerine göre belirlenen içerikleri kullanıcılara sunmaktır. Ancak bunda çok önemli bir tehlike bulunmaktadır zira IP adresi üzerinden konum bilgisi alımı halen mükemmel tutarlılığa sahip değildir Ayrıca siteniz örneğin İngilizce dilinde yüksek miktarda içeriğe sahipse, ziyaretçiniz taşınabilir bilgisayarını yanına alıp tatile götürdüğü için onlara İspanyolca içerik sunmak istemezsiniz, öyle değil mi?

Bir diğer unsur da algoritmik ceza alma ihtimaliniz, zira en basit anlatımıyla içerik ile oynamış oluyorsunuz. Her ne kadar sizin niyetiniz iyi olsa bile ve sonuçlar da pek çok kullanıcı için tatmin edici olsa da, bu durum kesinlikle riske atmaya değmez. Sırf bu sebeple birkaç gün ya da hafta boyunca kaybedeceğiniz ziyaretçiler, sitenizin kapsamı ile değişmekle birlikte size önemli sorunlara malolabilir.

Sitenize bayraklar ya da metin bağlantıları (ipucu: hedeflediğiniz dildeki anahtar kelime bağlantıları) kullanarak kullanıcılarınıza sitenizin diğer dillerde sürümlerinin olduğunu belirtmeniz tercih edebileceğiniz güvenli bir yöntem olarak gösterilebilir.





Eğer bir adım daha ileriye giderek sitenizi yabancı dildeki anahtar kelimeler için arama motorları üzerinde bulunabilirliğini arttırmak istiyorsanız, yapabileceğiniz pek çok şey var: Hedeflediğiniz ülkeden bir alan adı satın almak, sitenizi ilgili dile çevirmek ve yine hedeflediğiniz ülkede bir barındırma hizmeti (hosting) alarak sitenizi orada barındırmak. Tabi tüm bu işlemler yapılması kolay işler değil, özellikle de ilgili ülke üzerinden barındırma hizmeti almak gibi. Bunun yerine sunucunuz üzerinde sitenizin farklı dillerdeki sürümlerini depolayabilir, ardından ilgili ülkelerde sitenizin hedeflediği konu ile alakalı diğer sitelerden hedeflediğiniz anahtar kelimeleri kullanarak link almayı deneyebilirsiniz.